Hipertansiyon Tedavisi

Hipertansiyon tedavisinde öncelikle sekonder hipertansiyon nedenleri araştırılmakta ve bu nedenlerin tedavisi ile tansiyon değerleri normale gelebilmektedir. Primer hipertansiyon tedavisinde ilk ve önemli nokta yaşam tarzı değişikliğidir. Günlük tuz tüketiminin azaltılması, meyve sebze ağırlıklı beslenme, kilo verilmesi, alkol tüketiminin azaltılması, düzenli egzersizler tedavinin değişmez parçasıdır. Buna rağmen yüksek seyreden hastalarda ilaç tedavisi düşünülmektedir.  Bu tedavi; hastanın yaşı, ek risk faktörleri ve eşlik eden hastalıklara göre hekim tarafından belirlenmektedir.

Hipertansiyon ( Yüksek Tansiyon) Nedir?

Hipertansiyon kan basıncının ( tansiyonun) normal kabul edilen değerlerin üzerinde olmasıdır. Kalp bir pompa olarak kanı vücuda pompaladığı sürede ölçülen basınç sistolik ( büyük) tansiyonu, kalbin gevşediği sırada ölçülen basınç ise diyastolik ( küçük) tansiyonu oluşturur. Günümüzde kabul edilen değerler  “Farklı dönemlerde en az iki ölçümde erişkin bir bireyde büyük tansiyonun 140 mmHg  ve üzeri ve/veya küçük tansiyonun  90 mmHg ve üzeri” olmasıdır. Büyük tansiyonu 120-139 mm Hg, küçük tansiyonu 80-89 mm Hg arasında ölçülen kişiler pre-hipertansiyon sınıfına girmekte olup,hipertansiyon için ciddi adaylardır.

Koroner Anjiyografi Kasıktan mı Koldan mı?

Koroner anjiyografi için bilekten, koldan yada kasıktan yapılan işlemler tamamen aynı sonucu vermektedir. Kasıktan yapılan anjiyografilerde işlem sonrası kum torbası veya yardımcı cihazlar kullanıldığından hasta 4-6 saat süre ile sırtüstü yatmak durumundadır. Bilek yada koldan yapılan işlemlerde ise hasta ayağa kalkabilmekte, sağa sola dönebilmekte ve 2 saat içerisinde taburcu olabilmektedir. Kasık işlemlerinde girişim yapılan atardamar geniş olduğundan spazm sözkonusu değilken kol damarlarında nadirde olsa spazm gelişebilmektedir. Bilek yada koldan yapılan işlemlerde kasıktan yapılan işlemlere göre kanama komplikasyonlarının daha az olduğu da bilimsel bir gerçektir.

Bursa Kardiyoloji Doktoru, Uzm. Dr. Fethi Alişir Web Sitesi

Bursa Kardiyoloji Doktoru, Uzm. Dr. Fethi Alişir Web Sitesi Açıldı

Bu Web Sayfamızda Kalp Sağlığı İle İlgili Yazı ve Videoları Paylaşacağız.

Tedavi Alanları

Kalp Anjiyosu (El Bileğinden),
Kalp Krizi (Akut Miyokard Enfarktüsü),
Kalp Anjiyosu (Koroner Anjiyografi),
Kalp Zarı İltihabı (Perikardit),
Akut Eklem Romatizması (Kalp Romatizması),
Ani Kalp Durması,
Kalp Kapağı Problemleri,
Noninvaziv Kardiyoloji (İnvazif Olmayan Kalp Tetkikleri),
Kalp Ve Damar Hastalıkları,
Kalp Romatizması,
Iskemik Kalp Hastalığı,
Kalp Çarpıntısı,
Kalp Grafisi (Telekardiyografi),
EKO,
Elektrokardiyografi (EKG),
Aritmi,
Göğüs Ağrısı,
Nefes Darlığı (Dispne),
Bacaklarda Damar Tıkanıklığı,
Hipertansiyon,
Kolesterol Yüksekliği (Hiperkolesterolemi),

 

ADRES:

Ceylan İnternational Hospital, Emek Fatih Sultan Mehmet Mahallesi, Sanayi Cd. No:614, 16150 Osmangazi/Bursa

TELEFON:

05057824898

Kalp Krizi Geçiren Kişiye İlk Neler Yapılabilir?

Kalp krizi geçirdiğini düşündüğünüz kişi öncelikle istirahat pozisyonuna alınmalıdır. Ardından mutlak 112 Acil Sağlık Hizmetleri aranmalı ve hastanın durumu, adres bilgileri açık olarak verilmelidir. Eğer Acil Servise yakın bir yerde isek  acil servise hızlı transferi gerçekleştirilmelidir. Mümkünse Aspirin ağızda çiğnetilmelidir. Sonrasında hasta ile konuşulmalı ve endişesi giderilmeye çalışılmalıdır. Başdönmesi, çarpıntısı olması durumunda mutlak sürekli öksürtülmeli ve acil ekibinin gelmesi beklenmelidir. Şuur kapalı olan hastada ise nabız ve solunum kontrolü yapılmalı, nabzın alınamaması durumunda mümkünse acil yardım eğitimi almış kişilerce kalp masajına başlanmalıdır. Hastanın durumundaki değişiklikler ise acil müdahale ekibi ulaşana kadar 112 aranarak haber verilmelidir.

Kalp Damarlarının Balon ve Stent ile Açılması

Koroner angiografi neticesinde kalp damarlarında kritik darlık saptanması durumunda balon- stent kararı verildiğinde işlem aynı seans koroner angiografi için girilen kasık yada kol bölgesinden devam edilerek yapılabileceği gibi hastanın durumuna göre daha sonrasında da yapılabilir. İşlemde herhangi bir kesi, dikiş yada genel anestezi ihtiyacı olmayıp lokal anestezi ile kısa sürede yapılabilmektedir. Koroner angiografi ile görüntülenen damardaki darlıga müdahale, özel kateter ve teller vasıtası ile lezyon bölgesine balon- stentin ilerletilmesi ve açılması suretiyle yapılmaktadır. Skopi altında görüntülemede kısa sürelerde damar açılabilmektedir.

Kalp Krizinde Tedavi

Kalp Krizi ( Akut Myokard Enfarktüsü) tedavisinde öncelikle kan sulandırıcı tedaviler kullanılmaktadır. Aspirin yanında kanın pıhtılaşmasını engelleyici ağızdan haplar ve damardan yada ciltına vurulan iğnelerle tedaviye başlanır. Hastanın ağrısını dindirmeye yönelik tedavi ve  kalp damarlarını genişletici ilaçlar verilir. Yoğun bakımda takibe alınan hastalar monitör takibinde kalpte gelişebilecek ani ve ölümcül ritm bozukluklarına karşı izlenir. Tansiyon değerleri takip edilerek kalbi yormayacak makul değerlerde tutulmaya çalışılır. Diğer taraftan en kısa sürede hastaya koroner anjiografi planlanlanarak kalp krizinden sorumlu damar yada damarların durumu değerlendirilir. Koroner Angiografi ile kesin olarak kalp damarları görüntülenir ve kalbi besleyen damarların durumuna göre neticede 3 farklı strateji belirlenebilir.

1)Kritik darlık saptanmayan yada ileri derecede darlıkları olup müdahaleye uygun olmayan hastalarda ilaç tedavisi,

2)Tek yada iki damarda kritik darlık saptanıp koroner angiografide uygun görülmesi durumunda Balon ve Stent ile damar açılması,

3) Çoklu damar hastalığı yada kritik darlık saptanıp balon stent için uygun olmayan hastalarda Cerrahi ( Bypass ameliyatı).

Kalp Krizi Geçirdiğini Nasıl Anlarım?

Kalp krizinin( Myokard Enfarktüsü) en önemli belirtisi göğüs ağrısıdır. Göğüsteki ağrı; sıkıştırıcı, ezici vasıfta, kişinin nefes almasını zorlaştırıcı şiddetli bir ağrıdır. Göğüs ağrısı yanında sol kolda uyuşma olabilir. Ağrıya ; bulantı, kusma, soğuk soğuk terleme, halsizlik eşlik edebilir. Kalp krizi;  yaşlı ve/veya şeker hastalığı bulunan hastalarda ise nefeste daralma, batıcı göğüs ağrısı, halsizlik gibi atipik şikayetlerle de kendini gösterebilir. Diğer taraftan kriz geçiren hastaların bir kısmında ise başdönmesi, çarpıntı, gözlerde kararma ve şuurda kayıplar görülebilir.

Kalp Damar Hastalığı Risk Faktörleri Nelerdir?

Kalp damar hastalıklarında risk faktörleri genetik ve çevresel olarak ikiye ayrılmaktadır.

A. Genetik:  1.derece akrabalarda ( Anne, baba, kardeş, çocuk) erkeklerde 55 yaş ve öncesi, kadınlarda 65 yaş ve öncesi kalp damar hastalığı bulunması

B. Çevresel Faktörler : Erkeklerde >45 yaş, kadınlarda >55 yaş, Diyabet ( Şeker hastalığı), Hipertansiyon, Kolesterol yüksekliği, Obezite, Sigara kullanımıdır.

Risk faktörleri sayısının artması bu hastalığa yakalanma olasılığını arttırmaktadır.

Kalp Anjiosu Nasıl Bir İşlemdir?

Koroner Anjiografi ( kalp Anjiosu) kalp damarlarının görüntülenmesi işlemidir. Kalp damar tıkanıklığından şüphelenildiğinde başvurulan bu tetkik %100 oranında net sonuçlar vermekte, bunun yanında işleme devam edilerek balon ve stent uygulanarak tedavi şekli haline de gelebilmektedir. Lokal anestezi eşliğinde yapılan işlem bilek, kol yada kasık atardamarına bir iğne ile girilerek yapılmaktadır. Ardından özel kateterler vasıtası ile kalp damarları opak madde verilerek görüntülenmektedir. Kalp Anjio işlemi günümüzde çok kısa sürelerde yapılabilmektedir. İşlem sonrası ise özellikle bilekten yapılan anjiografilerde hasta konforu ön planda olup, hasta ayağa kalkabilmekte ve 2 saat içerisinde taburculuğu yapılabilmektedir.

Uzm. Dr. Mehmet Fethi Alişir